Pratik İngilizce

İngilizce   ders 2

 

 

ikonlarla kelimeler

 

araba

Car (kaar)

-----------

Kitap

Book

(buuk)

-----------

ev

House

(Havs)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

Hazır “biraz” demeyi öğrenmişken “Biraz İngilizce” diyelim.

A little English (e lidıl inglışş)

 

“Anlıyor musun?” diye sormayı biliyorduk. Peki “Anlıyor muyum?” diye nasıl soracağız?

Do I understand ? (du ay andırstend)

 

Buna verilecek çeşitli cevaplar var ama biz “Ben biraz Almanca anlarım.” Diyelim. Artık “anlamak” fiilini bayağı iyi öğrendiğimize göre “Ben biraz Almanca anlarım” veya “Ben biraz Almanca anlıyorum” diyelim.

I understand a little German (ay andırstend a lidıl cörmın)

 

Daha önce öğrenmiştik, “Siz Almansınız.” diye nasıl söylüyorduk?

You are German (yu ar cörmın)

 

Aman ha siz Alman değilsiniz bu nedenle “Hayır” deyin.

No (no)

Daha önce bayan diye “miss” kelimesini kullanmıştık. Bu bekar veya evli olup olmadığını bilmediğiniz bayanlar için kullanılıyor (Ne me lazım, bilmiyorsanız miss deyin, hem böylece farkında olmadan iltifat da etmiş olursunuz). Ancak eğer karşınızdaki bayan evliyse bu durumda bayan demek için;

 

Ma’am (meam)

diyoruz

İlk öğrendiğimiz İngilizce kelime “Afedersiniz” idi. Şimdi karşınızda bekar bir bayan olduğunu farzederek “Afedersiniz bayan” deyin

Excuse me miss (ekskiyuz mi miss)

 

Karşınızdaki kişi Alman olduğunu söylüyor. Siz de onaylayarak “Evet siz Almansınız.” deyin

Yes! You are German.(yes, yu ar cörmın)

 

Siz ise Türksünüz. Bu nedenle “Evet ben Türküm.” Deyin.

Yes. I am Turkish.(yes, ay em turkişh)

 

Hatırlıyor musunuz “Beyefendi.” nasıl deniyordu?

Sir (sör)

 

Bu ifadeyi İngiliz filmlerinden bol miktarda duymuşsunuzdur zaten “Sir George”(sör corc) gibi.

Karşımızdaki kişi ile ilk samimiyet temellerini atacağız. Hemen hatır soralım ve “Nasılsınız ?” diyelim.

How are you ? (hav ar yu?) veya daha hızlı şekilde (havar yu?)

 

Karşınızdaki kişi de nezaket gereği iyi de olsa kötü de olsa “İyiyim teşekkür ederim.” diyecek tabii.

I am fine thank you. (ay em fayn tenk yu)

 

İyiyim teşekkür ederim dedik ama burada hangisi “teşekkür ederim”? Son iki kelime “Thank you” (tenk yu) teşekkür ederim demektir. Şimdi bir daha “Teşekkür ederim.” deyin.

Thank you (tenk yu)

 

Nasılsın sorusuna “iyi” veya “İyiyim” demek için verilecek cevap çok basit. İşte “İyi” veya “iyiyim” cevabı.

Fine (fayn)

 

Diyelim ki konuşmamız, görüşmemiz bitti. Ayrılıyoruz ve “Allahaısmarladık”  diyoruz.

Good bye (guud bay)

 

Önce Allahaısmarladık demeyi öğrendik oysa “merhaba” demeyi öğrenmemiz lazımdı. İşte şimdi onu demeyi öğreniyoruz “Merhaba”

Hello (Hellov)

 

Ne kadar kolay değil mi? Merhaba demek için Hello (Hellov) diyorsunuz. Karşınızdaki kişi sizin İngilizce anladığınızı anladığında biraz da şaşkın bir şekilde “Aaa... Siz İngilizce anlıyorsunuz.” diyor.

Aaa... You understand English (aaa yu andırstend inglışş)

 

Bütün bu İngilizce cümleleri lütfen sesli olarak söyleyin. Korkmayın kimse size deli demez. Hatta cümlede şaşma, kızma, sevinme, üzülme gibi bir duygu varsa bunu da sesinize katın. Duygu olmadan bilgiler hafızaya zor eklenir. Bu her türlü bilgide böyledir. Drama yapar gibi dil öğrenirken de duyguları sesinize ekleyin. Yani dili yaşayın.

Şimdi karşınızdaki kişiyi “Evet İngilizce anlıyorum.” diye onaylıyorsunuz.

Yes I understand English (yes ay andırstend inglışş)

 

Türkçede olduğu gibi İngilizce’de de “çok” kelimesi çok kullanılır. “Çok” nasıl denir ?

Very (veri)

 

Çok kelimesini öğrendik. İyiyim derken fine (fayn) kelimesini kullanmıştık. Çok iyiyim demek istediğimizde bu kelimeyi kullanmıyoruz. “Çok iyiyim” demek için

Very well (veri vell)

 

İngilizce anlamaya başladınız ileride çok daha iyi anlayacaksınız. Şimdiden söyleyelim; “Ben çok iyi anlıyorum”

I understand very well (ay andırstend veri vell)

 

Farz edelim ki Almanca anlıyorsunuz ve “Evet ben Almanca anlıyorum” diyorsunuz.

Yes I understand German (yes ay andırstend cörmın)

 

Peki Almancayı çok iyi mi anlıyorsunuz. Hayır, biraz anlıyorsunuz. Şimdi “Biraz” diyelim. Zaten daha önceden öğrenmiştiniz.

A little (e lidıl)

 

Ya da bunu farklı bir şekilde ifade edelim ve “Pek iyi değil” diyelim.

Not very well (not veri vell)

 

Bu derslik de bu kadar yeter herhalde. Unutmayalım çalışırken daima İngilizce cümleleri sesli söyleyelim. Yazılışları iyi öğrenmek için de bol bol yazalım.

İngilizce konuşmaya başladığınızda hayatınızda olabilecek değişiklikleri hayal edip hissedeceğiniz duyguları sesli olarak kendi kendinize tekrarlamayı da unutmayın. Bu sizi başarıya kilitleyecektir. 

 
www.pratikingilizce.com