Sayın Öğrencilerimiz

Herhangi bir dilde kullanılan kelime sayısı dilin zenginliği ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Bir dil ne kadar zenginse bu dildeki kelime sayısı da o kadar fazladır.
Türkçe, İngilizce, Almanca gibi dillerde kelime sayısı yüz binlerle ifade edilecek kadar çoktur. Ancak ana dilinde bile olsa insanların bırakın bu dildeki bütün kelimeleri bilmesini bu kelimelerin yarısını bile bilmeleri imkansız gibidir.
Ayrıca kendi ana dilinde bile olsa insanların bildikleri kelimeler aktif kelimeler ve pasif kelimeler olarak ikiye ayrılır. Aktif kelimeler insanın normal olarak konuşurken kullandığı kelimelerdir. Pasif kelimeler ise duyduğunda veya okuduğunda anlamını bildiği kelimelerdir. İnsanların kullandığı aktif kelime sayısının fazlalığı, yaş, kültür ve eğitimle doğru orantılı olarak artar. İngilizcede aktif olarak kullanılan kelime sayısı ana dili İngilizce olanlar için yaklaşık on bin kelime civarındadır. Yabancı dil olarak İngilizce konuşanların 3500 civarındaki kelimeyi aktif olarak kullanabilmesi o kişinin akıcı İngilizce konuştuğu anlamına gelir. Fakat ihtiyaçları karşılamak için kullanılacak günlük aktif İngilizce kelime sayısı daha da azdır. Bizim burada yapacağımız İngilizcede çok sık kullanılan konuşma İngilizce kelimelerini sizin aktif olarak kullanmanızı sağlamak ve aktif kelime sayınızı arttırmaktır.
Öncelikle bilmeniz gereken şudur : İngilizce veya bir başka dili konuşmayı öğrenmek sanıldığı gibi zor değildir.
Şimdi başlayacağımız derslerimizde çok kısa sürede İngilizce konuşmayı öğrenerek bunu göreceksiniz. İngilizce veya yabancı dil öğrenmek üstün zeka gerektirmediği gibi normal zekaya sahip olma gibi bir şartı bile yoktur.
Normal zekanın altında herhangi biri bile yabancı dil konuşulan bir ortamda kaldığında rahatlıkla bu dili öğrenebilir. Ancak dile karşı yeteneği olan insanlar tabii ki var ve bunlar kendi sistemleriyle birçok dil öğrenip konuşabiliyorlar. Bu biraz da imkan meselesi tabii ki. Şimdiye kadar ki İngilizce öğrenme maceranızda İlköğretimden başlayarak sayısız İngilizce ders aldınız ve hala İngilizce konuşamıyorsanız bu sizin bu konuda yeteneğinizin olmamasından veya öğretmenlerinizin yeteneksizliğinden değil, İngilizce öğretim konusundaki kullanılan sistemlerin hatasından kaynaklanmaktadır. Doğru bir öğretim sistemi ile en fazla bir yıllık öğretim döneminde rahatlıkla İngilizce konuşabilir duruma gelebilirdiniz.
Yine de geç kalmış sayılmazsınız şu anda buradasınız ve kolay gelsin.

Adnan Karaer 


Sistemle ilgili olarak,

Öncelikle bir yabancı dil öğrenmektesiniz. Bu dil size yabancı, ana diliniz değil. Bu nedenle de çok fazla emek harcayıp kendinizi tamamen bu dile vermediğiniz sürece ana dilinize yakın bir hale gelemeyeceksiniz.
Bu sizin için bir hayal kırıklığı olmasın. Amacımız bu dili ana dilimiz gibi yapmak değil. Bu dilde yeterince iyi bir şekilde konuşmaktır.
İngilizceyi İngiliz gibi konuşmaktan ziyade temel hedefimiz gerek iş hayatımızda gerekse de sosyal hayatımızda İngilizceyi ihtiyaçlarımızı rahatlıkla görecek şekilde konuşmak temel hedefimizdir.

Kaldı ki İngilizceyi ne kadar mükemmel konuşursanız konuşun en fazla karşı tarafın sizi anlayabildiği kadar iyi konuşuyor olacaksınız. Bu şu anlama geliyor. Gerek iş hayatınızda gerekse de sosyal yaşantınızda İngilizce konuşmanız gereken kişilerin yarısından fazlası sizin gibi İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenmiş kişiler olacaktır. Dolayısı ile onların da İngilizceyi sizin kadar bildiğini düşünecek olursanız İngilizceyi ana diliniz gibi bilmenizin bir anlam ifade etmeyeceği ortadadır. Ayrıca bir dili ana dile yakın bir şekilde bilmek demek sadece o dildeki kelimeleri bilmek demek değil aynı zamanda o dili konuşan ülkenin insanlarının sahip olduğu kültüre de sahip olmak demektir. Bu ise o ülkede yıllarca yaşamadan elde edilecek bir şey değildir.

Şimdi bütün bu bilgiler ışığında temel hedefimizi kesinlikle gözden kaçırmamak için;
İngilizce öğrenirken telaffuz anlaşılabilir ancak mükemmel olmayacak şekilde olmalı. İngilizcede bilmeniz gereken kelimeler gündelik hayatta en sık kullanılan kelimeler olmalı. Zaman zaman gramer hataları yapabilirsiniz ancak bu sizin moralinizi bozmasın önemli olan karşı tarafı anlamak ve karşı tarafında sizi anlamasıdır. Her şeyden önce çok rahat olun kimse sizden İngiliz olmanızı ve İngiliz gibi konuşmanızı beklemiyor. Dolayısı ile ne kadar rahat olursanız o kadar rahat konuşacağınızı unutmayın. Sistem olarak konuşma tabanlı olduğumuz için bütün kelime ve cümleleri kendinizin ve karşı tarafın duyabileceği kadar yüksek sesle söyleyin ki öğrendikleriniz çocukların ana dilini öğrendiği gibi ses tabanlı ve dil tabanlı olsun. Hem kulak hem de dil hafızanız gelişsin. (Her uzvun hafızası vardır.)
Arkadaşlarınızı söylediklerini de dinleyin ki, öğrendikleriniz kulak hafızanızda daha fazla yer etsin. Arkadaşlarınız hata yaparsa arkadaşınızı düzeltmeyin, siz doğrusunu söyleyin. Arkadaşınız duyduğunda zaten kendisini düzeltecektir. Derslerde yazılı not aldırmamamızın nedeni ezberlemeyi not alarak sonraya ertelemeyi engellemektir. Not almak bilgiyi güvenceye aldığından öğrenmeyi daha sonraya ertelemek üzere geciktirmek demektir.

Dilbilgisi öğretilmiyor diye düşünmeyin. Dilbilgisi olmadan konuşmak mümkün değildir. Ancak bizde dilbilgisi, kendiliğinden oluşmaktadır. Diğer türlü öğretimde dilbilgisi kurallar halinde verildiği için konuşmayı yavaşlatmakta hatta bazı durumlarda imkansız hale getirmektedir. Öğretmeninizi dil öğretim metodu veya bilgi konusunda eleştirmeyiniz. Unutmayın ki siz daha iyisini bilseydiniz öğretmen olarak karşıda duran siz olurdunuz. Bilmeniz gereken en önemli şey şudur; İngilizce konuşmak için iyi bir sistemle karşı karşıyasınız ve bunu en iyi şekilde değerlendirin. Aksi taktirde aylarca ders aldığı halde İngilizce konuşamayan binlerce insanımızdan bir farkınız olmayacaktır.
Şu anda kursa başlıyorsunuz ve büyük ihtimalle gördüğünüz ve duyduğunuz kelimeleri hatırlıyor olacaksınız ancak konuşmak için bu duyduğunuz zaman hatırladığınız kelimeleri duymadan görmeden hatırlamak önemlidir. Dersler başladığında daha önceden İngilizce ders almış olanlar bazı kelimeleri yapıları tabii ki biliyor olacaklar ancak hevesiniz kaçmasın amaç her defasında farklı bir şeyler görmekten ziyade öğrendiklerinizi beyninizde aktif hale getirmektir. Ben bunu biliyordum düşüncesi sizin diğerlerinden daha geride kalmanıza neden olabilir. Bu nedenle her duyduğunuzu ilk kez duyuyormuş gibi dinleyin ve tekrar edin. Dersler İngilizceden Türkçeye değil Türkçeden İngilizceyedir. Bunun sebebi de Türkçe düşüncelerimizi İngilizce olarak seslendirebilir bir hale getirmemiz gerektiğindendir. Dersler sıralı halde ve basitten zora doğru gitmektedir. Dolayısı ile bir ders bile kaçırsanız size olumsuz bir etkisi olacaktır. Bunu bilerek çok zor durumda kalmadığınız sürece ders kaçırmamaya bakın. Bu bir İngilizce Öğretim Sistemidir ve bu sistemin değerini bilip ona göre faydalanmanız dileğiyle.

Saygılarımızla

Adnan Karaer